Gelelim sadede... Önceki yazımdan bahsetmiştim. Rüyalar insanların bilinçaltlarının aynasıdır. Köşemi takip edenler bilir. Daha önceki rüyalarımda Selim Aşkın’ı AK Parti’de, Halil Erdil’i de AK Parti İlçe başkanı olarak görmüştüm. Medyumluk ya da gelecekten haber verme gibi bir iddiam hiç olmadı. Olamaz da zaten ama görünen köy kılavuz istemiyor işte.
İsterseniz geçen gece gördüğüm ve sizlerle paylaştığım rüyamı da kısaca yorumlayayım. Ne den bu rüyayı gördüm, bu rüyanın sonunda ne olur yorumlayayım.
Yaklaşık bir aydır Kula İlçe Teşkilatı Başkanı Hail Erdil ile ilgili olarak çeşitli iddialar ortada dolaşıyor. Bunun dışında hayali hastane müdürleri, hayali milli eğitim müdürleri, hayali başhekimler hatta hayali kaymakamlar ilçenin siyasi gündemini meşgul ediyor.
Kula’da siyaset zor. Bürokratlar diken üstünde. Dedikodular, belgeler, saçma sapan iddialar ortalık karıştırıyor.
Bakın beyler, Ankara’da Hüseyin Tanrıverdi denen biri var. Bilmeyenler için belirteyim. Bu adam AK Parti Genel Başkan Yardımcısı. Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın yardımcısı yani. Sayın Tanrıverdi Kula aşığı biri. Bu güne kadar Kulalılardan gelen hiçbir şeye hayır demedi. Gecesini gündüzüne kattı. Okulsa okul, hastaneyse hastane. Restorasyonsa restorasyon. Önüne ne geldiyse jet hızıyla gerekli prosedürleri yerine getirip ilçeye kazandırdı. Bu Kula için büyük bir nimet. Ben inanmıyorum ki, Kula’dan bir talep gelip de Tanrıverdi “Hayır” desin. Bu şansı iyi değerlendirmek lazım.
Madalyonun diğer yüzüne bakalım biraz da. Kral Çıplak demenin zamanı geldi. Bu yazımı kaleme alana kadar çok düşündüm. Onlar farkında olmasa da gerek ilçe teşkilatından gerekse vatandaşlar ile uzunca görüştüm. İşte söylüyorum “Kral çıplak”
Yazımın en can alıcı noktasına gelmeden önce baştan şunu belirteyim. Medya45 Haber ve Kula Divlit Gazetesi İmtiyaz Sahibi Fatih Bey ile zaman zaman telefon ve mail aracılığı ile görüşme fırsatım oluyor. Her seferinde bana yazılarımın içeriğinden çok kim olduğumun tartışıldığı ve bunun da üzerinde baskı oluşturduğunu söylüyor. Size tavsiyem benim kim olduğumdan çok yazılanları dikkate alın. Malum 657 denen bir kanun var. Bu kanun çerçevesinden çıktığım gün söz veriyorum ki o zaman kimliğimi sizlerle paylaşacağım. Bunu da bir kenara bırakın. Zaman Gazetesi, Sabah Gazetesi, Hürriyet ve Milliyet gibi ulusal gazetelerde dahi onlarca müstear isim ile yazı yazan yazar var. Benim yaptığım basın geleneğinde olan bir şey. Ne ilk, ne de son. Onun için artık bunu bir kenara bırakalım.
Sonuç olarak şunu anlatmak istiyorum. Gelecek günler zaten beni haklı yada haksız çıkarır. Hep beraber görürüz. Benim iddiam şu. Kula Belediye Başkanı Selim Aşkın ve AK Parti İlçe Başkanı Halil Erdil’in bu saatten sonra beraber çalışmaları mümkün değil. Yani, ya Selim Aşkın görevi bırakacak, ya da AK Parti Kula İlçe Başkanı Halil Erdil. Bunu yazarken çok insanla görüştüm. İlçe teşkilatından en az 5 kişiden de teyit aldım.
Artık sona gelindi. Bu saatten sonra Kula’nın bundan başka çıkar yolu yok. Dediğim gibi ya Halil Erdil gidecek ya da Selim Aşkın. Aksini iddia eden yalan söyler.
Bugünkü yazımın sonuna gelirken AK Parti İlçe Başkanı Halil Erdil’e ve Kula Belediye Başkanı Selim Aşkın’a da ikişer çift lafım var.
Sayın Erdil, ben AK Parti İlçe Başkanı olsam yakınlarımı kamu kurumlarına, bankalara yerleştirmem. Ben AK Parti İlçe Başkanı olsam yakınlarımın olayın içinde olduğu, aralarının iyi olmadığı kamu kurum ve kuruluşları müdürlerinin tayinleri ile uğraşmam. Hatırlarsınız, Maliye Bakanı’nın kız kardeşinin yeşil kartı bile meclis gündemine taşınmıştı. Maliye Bakanı da çıkıp “Bakan kardeşinin fakir olması bu ülkede suç mu?” demiş ve kamuoyu tarafından takdir ile karşılanmış, bu olayı gündeme getirenler mahcup olmuştu.
Sayın Erdil, ilçede uzun yıllardır siyaset yapıyorsunuz. 7 vali gördüğünüzü, siyaseti çok iyi bildiğinizi, kendinizle aşık atılamayacağını söylüyorsunuz. Ama söylerken şunu unutmayın. Yakınlarınızı işe yerleştirmeye devam ederseniz bu halk sizi ciddiye almaz. Daha fazla uzatmak istemiyorum. Ne demek istediğimi siz anladınız. Son olarak şunu söyleyeceğim. Kula’ya zarar veriyorsunuz. Ve bu zararın telafisinin mümkün olmayacağı saatlere geliyoruz. Gelin daha fazla ısrar etmeyin. Hem Kula için hem de kendiniz için bir iyilik yapın ve görevinizi Kula’nın, Kulalıların etrafında toplanabileceği bir isime devredin.
Kula Belediye Başkanı Sayın Selim Aşkın. Tuttuğunuzu kopardığınızı, Kula için gece gündüz çırpındığınızı, Sabah 7’den gece yarılarına kadar belediyede mesai yaptığınızı ve son 1 yılda 3 yıl yaşlandığınızı hayranlıkla gözlüyorum. Fakat şunu da söylemeden geçemeyeceğim.
Gerek seçim beyannamelerinizde, gerekse seçim toplantılarınızda Ankara – Kula el ele dediniz hep. AK Parti hükümetinin nimetlerinden bahsettiniz. Bu güne kadar da hep istediğinizi de hep aldınız Ankara’dan. Gece demeden gündüz demeden mekik dokudunuz Ankara-Kula arasında. Ama bunu AK Parti İlçe Teşkilatı ile organize olarak yaparsanız hem daha az efor harcamış, hem de Kula’ya hizmet etme arzusunda bulunan ve fırsat bekleyen insanların da yüzünü güldürmüş olursunuz. Gelin bir görev paylaşamı yapın. Katılımı arttırın ancak şunu da lütfen unutmayın.
“Ya siz görevi bırakın, ya da AK Parti Kula İlçe Başkanı Halil Erdil’den görevi Kulalıların etrafında toplanacağı bir isme devretmesini isteyin” ki, Kulalılar adına buna hakkınız var…
Evet, Kral çıplak. Yazıma son verirken şunun altını çizerek tekrar söylüyorum. Şu andan itibaren Selim Aşkın ve Halil Erdil’in beraber çalışması mümkün değil. Çalışsa bile samimiyetsiz olur ve Kula’ya hiçbirşey kazandırmaz.